albimizi
iman ve Kur'ân nuruyla nurlandır, Allah'ım. Allah'ım, Sana karşı
fakrımızla bizi zengin kıl; Senden istiğnâ ile bizi fakir düşürme.
Biz kendi havl ve kuvvetimizden teberrî edip Senin havl ve kuvvetine
iltica ettik. Sen de bizi, Sana tevekkül edenlerden eyle. Bizi nefsimize
terk etme. Bizi hıfzınla koru. Bize ve erkek, kadın bütün mü'minlere
rahmet et. Kulun, nebîn, safiyyin, halilin, mülkünün cemâli, masnuatının
melîki ve sultanı, inâyetinin gözbebeği, hidayetinin güneşi, hüccetinin
lisanı, rahmetinin misali, mahlûkatının nuru, mevcudatının şerefi,
mahlûkatının kesreti içinde vahdetinin sirâcı, kâinatının tılsımının
kâşifi, saltanat-ı rububiyetinin dellâlı, marziyyâtının mübelliği,
Esmâ-i Hüsnânın hazinelerinin tarif edicisi, kullarının muallimi,
âyetlerinin tercümanı, cemâl-i rububiyetinin aynası, Senin görülüp
gösterilmene vesile olan, habîbin ve âlemlere rahmet olarak gönderdiğin
resulün olan Efendimiz Muhammed'e, bütün âl ve ashâbına, kardeşleri
olan nebî ve resullere, melâike-i mukarrebîne ve sâlih kullarına
salât ve selâm et. Âmin.
7.Söz
"Ey bu yerlerin hâkimi! Senin bahtına düştüm. Sana dehalet ediyorum
ve Sana hizmetkârım ve Senin rızanı istiyorum ve Seni arıyorum."
8.Söz
Allah'ım, bizi saadet, selâmet, Kur'ân ve iman ehlinden eyle Âmin.
Allah'ım, Efendimiz Muhammed'e ve âline ve ashâbına, Kur'ân'ın bidâyet-i
nüzulünden zamanın nihayetine kadar onu okuyan her bir okuyucunun
okuduğu her bir kelimenin temevvücât-ı havâiye aynalarında Rahmân'ın
izniyle temessül eden bütün kelimelerinin bütün harfleri adedince
salât ve selâm et. Ve bunlar adedince, bize, anne ve babamıza, erkek
ve kadın bütün mü'minlere rahmetinle merhamet et, ey Erhamürrâhimîn.
Âmin. Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun.
8.Söz
Allah'ım, kullarına Seni nasıl tanıyacaklarını ve Sana nasıl kulluk
edeceklerini öğretmek ve isimlerinin hazinelerini tarif etmek üzere,
kitab-ı kâinatının âyetlerinin tercümanı ve ubudiyetiyle Senin cemâl-i
rububiyetine bir ayna olarak gönderdiğin zâta, onun bütün âl ve
ashâbına salât ve selâm et. Bize ve erkek, kadın bütün mü'minlere
merhamet et. Âmin, rahmetinle ey Erhamürrâhimîn.
9.Söz
Dünya ve Cennetler dolusu Rahmân'ın rahmeti onun üzerine olsun.
Allah'ım! Kulun ve resulün olan, iki cihanın efendisi ve iki âlemin
medar-ı iftiharı ve iki dünyanın hayatı ve iki cihan saadetinin
vesilesi ve zülcenâheyn ve cin ve insin peygamberi olan şu Habîbine,
bütün âl ve ashabına ve nebî ve resul kardeşlerine salât ve selâm
et. Âmin.
10.Söz
Allah'ım! Tûbâ-i rahmetinin en lâtif, en şerif, en mükemmel ve
en güzel meyvesi olan, âlemlere rahmet olarak ve Cennet demek olan
dâr-ı âhireti gösteren şu tûbâ ağacının en süslü, en güzel, en parlak
ve en âli semerelerine vesile-i vusulümüz olarak gönderdiğin Zâta
salât ve selâm et. Allah'ım, bizi ve anne ve babamızı ateşten koru.
Bizi ve anne ve babamızı, ebrâr ile beraber, seçkin Peygamberinin
hürmetine Cennete dahil et. Âmin.
10.Söz
Rahmânü'r-Rahîm'den, Arş-ı Âzam'dan gelen Furkan-ı Hakîm'in kendisine
indiği Efendimiz Muhammed'e, ümmetinin hasenatı adedince milyonlar
salât ve milyonlar selâm olsun.
Risaleti Tevrat, İncil ve Zebur'da müjdelenen; nübüvveti irhâsâtla,
cinlerin hâtifleriyle, insanlık âleminin evliyalarıyla, beşerin
kâhinleriyle müjdelenen; bir işaretiyle ay parçalanan Efendimiz
Muhammed'e, ümmetinin hasenâtı adedince milyonlar salât ve selâm
olsun.
Davetine ağaçların koşup geldiği, duâsıyla yağmurun hemen iniverdiği,
sıcaktan korumak için bulutların ona gölge yaptığı, bir ölçek taamıyla
yüzlerce insanın doyduğu, parmaklarının arasından üç defa kevser
gibi suların çağladığı, onun hürmetine Allah'ın, kertenkeleyi, ceylânı,
ağaç kütüğünü, zehirli keçinin kolunu, deveyi, dağı, taşı ve toprağı
konuşturduğu, Miracın sahibi ve gözünün asla şaşmadığı o mucize-i
kübrâda ruyetullaha mazhar olan Efendimiz ve Şefîimiz Muhammed'e,
Kur'ân'ın bidâyet-i nüzulünden zamanın nihayetine kadar onu okuyan
her bir okuyucunun okuduğu her bir kelimenin temevvücât-ı havâiye
aynalarında Rahmân'ın izniyle temessül eden bütün kelimelerinin
bütün harfleri adedince, milyonlar salât ve selâm olsun.
Bütün bu salâvatlardan her biri hürmetine bizi mağfiret et, ey
İlâhımız, bize merhamet et. Âmin.
19.Söz
Allah'ım! Kur'ân'ı bize, bu risalenin kâtibine ve onun emsali olan
zatlara her türlü dert için şifa kıl. Bize ve onlara, hayatımızda
ve ölümümüzden sonra Kur'ân ile ünsiyet ettir. Kur'ân'ı bu dünyada
bir dost, kabirde bir mûnis, kıyamette bir şefaatçi, sırat üzerinde
bir nur, ateşe karşı bir siper ve hicap, Cennette bir refik ve bütün
hayırlar için bir yol gösterici ve imam kıl. Bütün bunları bize
fazlınla, cûdunla, kereminle ve rahmetinle ihsan et, ey kerem sahiplerinin
en kerîmi ve merhametlilerin en merhametlisi olan Rabbimiz. Âmin.
Allah'ım! Furkan-ı Hakîmin kendisine indirildiği Zâta ve bütün
âl ve ashâbına salât ve selâm et. Âmin, âmin.
19.Söz
Allah'ım! Kur'ân'ın esrarını, sevdiğin ve râzı olduğun şekilde
bize tefhim et ve onun hizmetine bizi muvaffak et. Âmin, rahmetinle
ey Erhamürrâhimîn.
Allah'ım! Kur'ân-ı Hakîmin kendisine indirildiği Zâta ve bütün
âl ve ashâbına salât ve selâm et.
20.Söz
- Allah'ım! Vücub-u vücuduna ve vahdâniyetine delâlet ve celâline
ve cemâline ve kemâline şehadet eden o zâta rahmet et ki, o,
- bütün kâinatın ve bütün enbiya ve evliyanın tasdikiyle musaddak
şahid-i sadık ve bütün ehl-i tahkikin tahkikatıyla müeyyed burhan-ı
nâtık,
- bütün enbiya ve mürselînin icmâ ve tasdik ve mucizelerinin sırrına
mazhar olan efendisi, bütün evliya ve sıddıkînin ittifak ve tahkikat
ve kerametlerini hâvi olan imamı,
- hakkaniyeti hadsiz tahkikatla teyid ve tasdik edilen mucizât-ı
bâhire ve havârık-ı zâhire ve delâil-i kàtıa sahibi,
- zâtında güzel hasletlerin en nihayet merâtibini, vazifesinde
ahlâk-ı ulviyeyi, hilâftan münezzeh olan şeriat-i mükemmelesinde
en yüksek seciyeleri câmi,
- Kur'ân'ı indirenin, indirilen Kur'ân'ın ve kendisine Kur'ân
indirilen zâtın ittifakıyla vahy-i Rabbânînin mazharı,
- âlem-i gayb ve âlem-i melekûtu seyr ü seyahat ve temâşâ eden,
- ervâhı müşahede ve melâikeye refakat eden,
- şahsen ve nev'en ve cinsen kâinatın bütün kemâlâtının fihristesi,
- şecere-i hilkatin en münevver meyvesi,
- hakkın sirâcı, hakikatin burhanı, rahmetin timsali, muhabbetin
misali, kâinat tılsımının keşşâfı, saltanat-ı Rububiyetin dellâlı,
- şahsiyet-i mâneviyesinin remz-i ulviyetiyle, Fâtır-ı Âlemin
bu kâinatı onu nazara alarak halk ettiği anlaşılan,
- düsturlarının vüs'ati ve kuvvetinin işaretiyle Kâinat Nâzımının
nizâmı olduğu ve Hâlık-ı Kâinat tarafından vaz edildiği zahir
olan şeriatin sahibidir-evet, bu nizâm-ı ahsen ve ecmeli câmi
olan bu dinin nâzımı, ancak bu nizâm-ı etem ve ekmel olan bu kâinatın
Nâzımı olabilir.
Yer ve gökler var oldukça salâvâtın en efdali ve selâmetin en etemmi,
biz Âdemoğulları topluluğunun efendisi ve biz mü'minler topluluğunun
imana hidayet edicisi olan Abdullah ibnü Abdilmuttalib oğlu Muhammed'in
üzerine olsun.
22.Söz
Ey Rabbimiz! Unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek,
bizi onunla hesaba çekme. Ey Rabbimiz! Bizden evvelkilere yüklediğin
gibi bize de ağır vazifeler ve musibetler verme. Ey Rabbimiz! Bize
güç yetiremeyeceğimiz şeyi de yükleme. Günahlarımızı affet. Bizi
bağışla. Bize merhamet et. Bizim dostumuz ve yardımcımız Sensin.
Kâfirler güruhuna karşı Sen bize yardım et. (Bakara Sûresi, 2:286.)
22.Söz
"Ey Rabbim, gönlüme genişlik ver. İşimi kolaylaştır. Dilimdeki
tutukluğu çöz-tâ ki sözümü iyice anlasınlar." (Tâhâ Sûresi, 20:25-28.)
23.Söz
Allah'ım! Onun, Senin katındaki sırrı ve Sana olan seyri hürmetine,
beni korkularımdan emin kıl, hatalarımı gider, hüznümü ve hırsımı
benden gider. Varlığın ve huzurunla beni müşerref kıl. Beni benden
kurtarıp kendine al. Kendi varlığımı Sana feda etmekle beni rızıklandır.
Beni nefsime meftun ve hissimle kör eyleme. Herbir gizli sırrı bana
aç. Yâ Hayyu yâ Kayyûm, yâ Hayyu yâ Kayyûm, yâ Hayyu yâ Kayyûm!
Bana, arkadaşlarıma ve ehl-i iman ve Kur'ân'a merhamet et. Âmin,
ey merhametlilerin en merhametlisi ve kerem sahiplerinin en kerîmi
olan Allah'ım!
23.Söz
"Mahlûkatının sayısınca, Zâtına lâyık şekilde, Arşının ağırlığınca
ve kelimelerinin mürekkebi miktarınca hamdinle Seni her türlü noksandan
tenzih ederiz Bütün peygamberlerinin, evliyalarının ve meleklerinin
tesbihatlarıyla Seni kusurdan tenzih ederiz. .." (Müslim, Zikir:
79; Ebû Dâvud, Vitir: 24; Tirmizi, Daavât: 103; Nesâî, Sehv: 94;
Müsned, 1:258, 353, 6:325, 430.)
24.Söz
Allah'ım! Mahlûkatının en hayırlısı, parlayan nur-u bâhir, kat'î
burhan-ı zâhir, bahr-i zâhır, nur-u gàmir, cemâl-i zâhir, celâl-i
kàhir, kemâl-i fâhir olan, kulun ve habibin ve resulün Muhammed'e,
zeval bulmayan ezeliyetine lâyık bir ezeliyetle, tahavvül etmekten
münezzeh ebediyetine lâyık bir ebediyetle, Senin cûd ve kereminin
mevhibelerinin bulutlarının yağmurlarınca bol ve geniş şekilde,
Senin cûd ve ihsânâtının lâtifelerinin şerifelerinin mergubiyetince
bol ve bereketli şekilde, salâvâtının en efdali ve en ecmeli ve
en şereflisiyle, en zâhiri ve en tâhiriyle, en ahseni ve en faziletlisiyle,
en ekremi ve en aziziyle, en âzamı ve en eşrefiyle, en yüce ve en
pâkiyle, en mübârek ve en lâtifiyle selâmının en etemm ve en ekser
ve en ziyadesiyle, en yüksek ve en yüce ve en daimîsiyle salât ve
selâm et, rahmetine ve rızâna ve af ve gufrânına mazhar kıl. Ona
ve aynen onun âline ve ashâbına da, azamet-i Zâtına yaraşır şekilde
rahmet ettiğin gibi bir rahmetle, öyle bir salât et ki, o salât
hürmetine günahlarımızı bağışla, gönlümüzü ferahlandır, kalblerimizi
tathir ve ruhlarımızı tervih ve sırrımızı takdis et, hâtırat ve
efkârımızı tenzih et, içimizdeki kederleri gider, hastalıklarımıza
şifâ ver, kalblerimizin kilitlerini aç. Ey Rabbimiz! Bizi doğru
yola eriştirdikten sonra kalblerimizi sapıklığa meylettirme. Yüce
katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki Vehhâb olan, istediklerimizi
bize veren ancak Sensin." Âl-i İmrân Sûresi, 3:8.
25.Söz
Allah'ım!
- Esmâ-i Hüsnânın tecelliyâtına câmi bir ayna oluşu sırrıyla,
esmâ ve sıfâtının güzelliğine olan kudsî muhabbetinin envârı onda
temessül eden,
- masnuâtının en ekmeli ve en bedîi, kemâlât-ı san'atının enmuzeci
ve mehâsin-i nukuşunun fihristesi olması hasebiyle, masnuâtındaki
san'atına olan kudsî muhabbetinin şuaları onda temerküz eden,
- mehâsin-i san'atının en âli dellâlı, nukuşunun güzelliklerini
ilân edenler arasında sesçe en yüksek oluşu ve kemâlât-ı san'atının
en güzel medîhelerini dile getirişi sebebiyle, san'atının istihsânına
muhabbet ve rağbetinin en lâtif cilveleri onda tezahür eden,
- Senin ihsânın olan mehâsin-i ahlâkın kâffesini ve eser-i fazlın
olan letâif-i evsâfın hepsini câmi olması sırrıyla, mahlûkatının
güzel ahlâkına ve masnuâtının lâtif evsafına olan muhabbet ve
istihsânının aksâmı onda tecemmu eden,
- Furkan'ında muhsinlerden, sâbirlerden, mü'minlerden, müttakîlerden,
tevvâbînden, evvâbînden ve Kendini onlara sevdirdiğin ve muhabbetinle
onları şereflendirdiğin bilcümle esnâf-ı ibâdın için doğru bir
mihenk ve fâik bir mikyas teşkil eden, ve öyle bir mihenk ve mikyas
ki, Senin habiplerinin imamı ve Senin mahbuplarının seyyidi ve
Senin dostlarının reisi olan zâta, bütün ashâbına ve ihvânına,
salât ve selâm et. Âmin, rahmetinle ey Erhamürrâhimîn.
27.Söz
Allahı'm! Habibiyeti ve salâtıyla Cennetin kapılarını açan ve ona
getirdikleri salâvatlarla ümmeti için de o kapının açılışını teyid
buyurduğun Habibin Aleyhissalâtü Vesselâma rahmet et.
Allah'ım! Bizi, ebrâr ile beraber, seçkin Habibinin şefaatiyle
Cennete idhal et. Âmin.
28.Söz
"Onların Cennetteki duaları şöyledir: 'Allah'ım, Seni bütün noksan
sıfatlardan tenzih ederiz.' Aralarındaki dilekleri de hep selâmdır,
iyiliktir. Duaları ise şu sözlerle sona erer: 'Ezelden ebede her
türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah'a
mahsustur." (Yûnus Sûresi, 10:10)
"Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalblerimizi
sapıklığa meylettirme. Yüce Katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak
ki veren Sensin, dua edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin."
(Âl-i İmrân Sûresi, 3:8)
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, âline, ashabına ve ihvânına, Senin
razı olacağın şekilde ve onun hakkını eda edecek bir surette salât
ve selâm et, bize ve dinimize selâmet ver. Âmin, ey Rabbü'l-Âlemîn.
30.Söz
Allah'ım! Onun işaretiyle ay parçalanan, parmaklarından kevser
gibi sular akan, gözün asla şaşmadığı Mirac mucizesinin sahibi,
Efendimiz Muhammed'e ve bütün âl ve ashabına, dünyanın iptidâsından
mahşerin âhirine kadar salât et.
"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden
başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan
Sensin." Bakara Sûresi, 2:32.
"Dualarımızı kabul et, ey Rabbimiz. Herşeyi hakkıyla işiten
de, herşeyi hakkıyla bilen de ancak Sensin." Bakara Sûresi, 2:127.
"Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşersek bizi onunla hesaba
çekme." Bakara Sûresi, 2:286.
"Ey Rabbimiz, bizi hidayete eriştirdikten sonra kalblerimizi
tekrar sapıklığa meylettirme." Âl-i İmrân Sûresi, 3:8
Allah'ım! Bir işaretiyle ay parçalanan zâtın hürmetine, benim kalbimi
ve Risale-i Nur'un sadık talebelerinin kalblerini, Kur'ân güneşine
mukabil bir ay hükmüne getir. Âmin, âmin.
31.Söz
Allah'ım! Bizi, dünyada Senin muhabbetinle ve bizi Sana ve Senin
emrettiğin şekilde istikamete yaklaştıracak şeylerin muhabbetiyle,
âhirette de rahmetin ve rüyetinle rızıklandır.
İlâhî! Sen benim Rabbimsin, ben Senin kulunum. Sen Hâlıksın,
ben mahlûkum. Sen Rezzaksın, ben merzûkum. Sen Mâliksin, ben memlûküm.
Sen Azizsin, ben zelîlim. Sen Ganîsin, ben fakirim. Sen Hayysın,
ben meyyitim. Sen Bâkîsin, ben fâniyim. Sen Kerîmsin, ben leîmim.
Sen Muhsinsin, ben âsiyim. Sen Gafûrsun, ben günahkârım. Sen Azîmsin,
ben hakîrim. Sen Kavîsin, ben zayıfım. Sen Mu'tîsin, ben dilenciyim.
Sen Emînsin, ben korkudayım. Sen Cevâdsın, ben muhtacım. Sen Mücîbsin,
ben duacıyım. Sen Şâfîsin, ben hastayım.
Sen benim günahlarımı mağfiret et. Beni cezalandırma. Hastalıklarıma
şifa ver, yâ Allah, yâ Kâfi, yâ Rabbi, yâ Vâfî, yâ Rahîm, yâ Şâfî,
yâ Kerîm, ya Muâfî. Benim bütün günahlarımı bağışla. Benim bütün
dertlerime âfiyet ver. Beni ebediyen rızâna mazhar et. Rahmetinle,
ey Erhamürrâhimîn.
32.Söz
"Ey Rabbimiz! Duamızı kabul buyur. Muhakkak ki Sen herşeyi
hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla bilensin." Bakara Sûresi, 2:127.
"Tevbemizi de kabul et. Şüphesiz ki Sen tevbeleri çokça
kabul edersin ve rahmetin herşeyi kuşatmıştır." Bakara Sûresi, 2:128.
33.Söz
"Onların duaları ise şu sözlerle sona erer: 'Ezelden ebede
her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah'a
mahsustur." Yûnus Sûresi, 10:10
|